Adli Uyuşmazlıklarda Teknik Finansal Uzmanlığın Önemi
Ticari hayatın karmaşıklaşması ve finansal enstrümanların çeşitlenmesi, dava dosyalarındaki uyuşmazlıkların çözümünü teknik uzmanlık gerektiren bir boyuta taşımıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 293. maddesinde düzenlenen ‘Uzman Görüşü’ (Uzman Mütalaası), tarafların uyuşmazlığın teknik boyutuyla ilgili olarak kendi belirledikleri bir uzmandan alıp mahkemeye sundukları bilimsel rapordur.
HMK m. 293’ün Yasal Çerçevesi ve Mahkemenin Değerlendirme Zorunluluğu
HMK 293. maddesi uyarınca taraflar, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak uzmanından mütalaa alabilirler. Yargıtay yerleşik içtihatlarında (Örn: Yargıtay HGK K.2019/341); tarafça dosyaya sunulan uzman görüşünün mahkemece göz ardı edilemeyeceğini, mahkeme bilirkişisi raporu ile uzman görüşü arasında çelişki oluşması halinde bu çelişkinin giderilmesi için ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini açıkça belirtmektedir.
Aleyhe Bilirkişi Raporlarının Çürütülmesinde Uzman Görüşünün Rolü
Mahkemelerce atanan resmi bilirkişiler, zaman zaman aşırı iş yükü veya uzmanlık alanı yetersizliği nedeniyle hatalı finansal analizler yapabilmektedir. Sadece dilekçe ile ‘bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz’ demek hukuki açıdan yetersiz kalır. Mali Müşavir ve Bilirkişi tarafından hazırlanan teknik mütalaa ise, mahkeme bilirkişisinin yaptığı hesaplama hatalarını rakamlar, tablolar ve mevzuat hükümleriyle tek tek somutlaştırır.
